Öyle bir yerdeyiz ki insan hakları, çevre, sağlık, gençlik, eğitim, toplumsal katılım ve ekonomik gelişme alanlarında toplulukları güçlendirecek, pozitif etki yaratacak işlere koyulmak gittikçe zorlaşıyor. Ama benim niyetim, her gün içinde boğulduğumuz olumsuz haberleri daha dramatik bir şekilde paketleyip size sunmak değil; bu “çıldırtan denge”de yaprak döken yanımıza değil baharımıza, bahçemize bakmaya davet etmek.

2016’da güzel şeyler oldu!

İflah olmaz iyimserler, herkesin farkyarattığı bir dünya vizyonunu paylaşan yenilikçiler her sabah uyandı, ofislerine ya da sahalarına gitti, faydalanıcılarıyla buluştu, iş dünyasından görmeye alışık olduğumuz becerileri, o çözülmesi emek isteyen sorunları ortadan kaldırmak için özenle kullandı. Tülin Akın, TABİT’te Vodafone’la güçlerini birleştirerek geleneksel tarım yöntemleriyle ileri teknolojiyi bir araya getiren yeni nesil bir kırsal yaşam modeli olan Vodafone Akıllı Köy’ü hayata geçirdi. Bu, Türkiye’deki 3 milyon küçük çiftçi için yeni bir soluk, kırsaldan kente göçe sürdürülebilir bir alternatif demek.

Ashoka Türkiye ağının en genç girişimcilerinden Mesut Keskin, üniversiteden mezun oldu. Diplomasını aldığı Haziran 2016 itibariyle kurduğu adil ve kolay burs platformu e-bursum.com 1800 öğrenciye ulaşmış, 6,5 milyon TL kaynağı onlarla buluşturmuştu. Mesut, şirket olarak kurguladığı e-bursum’a etki yatırımı aldı, Ashoka ağından 3 kişiyle kendine bir danışma kurulu kurdu, e-bursum’a eklediği yeni özelliklerle alfa versiyonunu yayına almaya hazırlanıyor.

Bir yanımız hep bahar bahçe burada. Itır Erhart ve Renay Onur, Adım Adım fikriyle 2013’te Ashoka ağına katıldıklarında akıllarında Türkiye’de bireysel bağışçılığı artırmanın ötesine geçecek bir fikir filizlenmeye başladı. Filizlenen fikri bırakmadılar, suladılar, beslediler ve 2016’nın son çeyreğinde hayatımıza Türkiye’de bağışçıları, bağışçı haklarını tanıyan şeffaf ve hesap verebilir dernek ve vakıflarla bir araya getiren Açık Açık platformu girdi. Kuruluşunun üstünden henüz 3 ay geçmeden 35 STK platforma katıldı, Uluslararası Şeffaflık Örgütü, bu girişimi yurttaş / sivil kategorisinde ödüle layık gördü.

Son 5 yıldır Ekim ayı, Ashoka Türkiye ofisinde hasat mevsimini müjdeliyor. Bu topraklarda özenle aradığımız, aylar süren araştırmalar ve görüşmeler sonucu Ashoka’nın küresel ağına dahil ettiğimiz toplumsal yeniliklerin öncüsü Ashoka Fellowlarını Ashoka’ya can suyu veren bireysel ve kurumsal destekçilerimizle, sosyal girişimcilik ve sivil toplum ekosisteminin liderleriyle her sene Ekim ayında buluşturuyoruz. 2016’nın Ekim ayı, ağımıza 3 yeni sosyal girişimciyi dahil ederken, hem Ashoka topluluğunu kelimenin en net anlamıyla daha “iyi” bir yer haline getirdi, hem bahçemizi zenginleştirdi. Mekanda adalet kavramını Türkiye’nin gündemine getiren Beyond İstanbul’un kurucusu Yaşar Adanalı’ya; ekolojik, demokratik, alternatif, özgün finansmanlı okulların ve özgür öğretmenleri güçlendirmenin mümkün olduğunu pratik örneklerle bize gösteren Başka Bir Okul Mümkün’ün kurucusu Burak Ülman’a; geçim kaynaklarına ulaşmak için Türkiye’nin dezavantajlı bölgelerinden sanayi şehirlerine gelen tekstil işçilerinin daha adil, sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışması için yaratıcı kampanyalar yürüten ve iş modelleri üreten Abdülhalim Demir’e, onlardan öğreneceklerimizin heyecanı ve girişimlerini büyütmeleri için vereceğimiz desteğin gücüyle “Hoşgeldiniz” dedik.

2016’da güzel şeyler oldu! Öyle bir yerdeyiz ki, en önemli işimiz; bir yanımız yaprak dökerken, bahar bahçemize sarılıp, özenle, emekle umut tohumları ekmeye devam etmek. Çiçeklenerek, tomurcuklanarak, filizlerimizi özenle koruyarak barışarak ve umutlanarak 2017’yi bekliyoruz.

#iyihaber’leri paylaşıp umudu çoğaltarak siz de bize katılır mısınız?

This article was originally published on 14 Temmuz 2017

More For You